Bu röportaj, Noktasız Dergi’nin “Ben” temalı dördüncü sayısında yayımlanmıştır. Röportajın tamamını okumak için tıklayınız…

Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Sizi ağırlamak bizim için oldukça değerli.

Rica ederim, ben teşekkür ederim.

Kim olduğumuzu nasıl tanımlarız? Kendi hakkımızda bildiklerimizi formüle ettiğimiz ve düzenlediğimiz benlik bilgisini oluştururken etkili olan faktörler nelerdir?

Kolay bir soru gibi görünüyor ama aslında oldukça zor. Kendimizi tanıma sürecimiz doğduğumuz andan itibaren başlıyor. Bebekler, önce çevrelerini ardından kendilerini tanımaya başlıyorlar. Kendimize dönük tanımlamayı yaparken elbette pek çok parametre var ancak tüm bu parametrelerin önünde ne var diye soracak olursak “kendimizle ilgili algımız” diyebiliriz. Çünkü bizim kendimiz için söyleyeceğimiz hiçbir cümlenin nesnel olması mümkün değil. Oldukça öznel bir tanımlama yapmak durumundayız. Öyleyse bu öznel tanımlamanın içinde ne kullanıyoruz? Kendi deneyimlerimizi, duygularımızı, yaşadıklarımızı, kendimize biçtiğimiz rolleri kullanıyoruz. Bunlar doğru olmayabilir, zaten burada bir doğruluk aramıyoruz. Dışarıdaki insanların bize dönük gözlemi ile bizim kendimize dönük gözlemimiz birbirinden çok farklı olabilir. Bu farklılığa karşın bizim kendimizle ilgili inançlarımız var ve bunun ismine de çoğunlukla “benlik”, bazen “kişilik” diyoruz. “Ben böyle birisiyim” diye başladığımız ya da bitirdiğimiz cümleler bize “benlik” kavramını veriyor. Fakat benlik tanımlamasının matematiksel bir kesinlikte ölçülmesi mümkün değil. Doğrulukla ilgili garanti verme şansımız yok.

İnsan, benliğini toplumdan yalıtarak inşa edemez, dersek yanılmış olmayız sanırım. Pandemi dönemi toplumla aramıza “mesafe” koydu, böylece sosyalleşme ortamlarımız bir anda “sanal ortamlara” taşındı. Böylesi bir ortamda “benlik” nasıl dönüşümler yaşıyor ya da yaşayacak size göre?

(…)

Doğan KÖKDEMİR ile Röportaj

Röportör: Aslı GÜMÜŞ