Bu röportaj, Noktasız Dergi’nin “Kadın” temalı sekizinci sayısında yayımlanmıştır. Röportajın tamamını okumak için tıklayınız…

Kadın çalışmaları dendiğinde akla gelen ilk isimlerden birisi olarak sizi dergimizde ağırlamak bizim için büyük bir mutluluk.

Benim için de burada olmak çok keyifli, teşekkür ederim.

Kadın ve erkek cinsiyetlerinin farklı fizyolojik özellikleri mevcut. Fizyolojik farklılık, toplumsal cinsiyet eşitliğinin neresinde duruyor? Bu fizyolojik farklılık dolayısıyla toplumsal hayattaki farklı görev ve rollerin, cinsiyetlere göre dağıtılmasının sürdürülmesi, geçerli bir yaklaşım mı?

Eşitlik, genel olarak aynılık ya da aynılık isteğiymiş gibi algılanıyor yahut öyle sunulmak isteniyor. Önce biraz bundan bahsetmek lazım. Elbette kadınlar ve erkekler arasında fizyolojik ve biyolojik farklılıklar var. Kimse bunu inkar etmiyor ve üstelik inkar etmek de istemiyor. Fakat bu biyolojik farklılığın toplum içinde, kültür içinde hiyerarşik bir farklılığa, bir ezme-ezilme ilişkisine yol açması şart değil. Bu, var olan toplum içinde öyle oluyor. O yüzden de aynı zamanda her türlü ezme-ezilme ilişkisi için bir tür model, bir paradigma işlevi görüyor. Bu sebeple de değişmesi konusunda müthiş bir direnç var. Eğer değişirse dünyanın çivisi çıkacakmış, her şey değişecekmiş gibi bir algı var. (…)

Prof. Dr. Fatmagül BERKTAY ile Röportaj

Röportör: Suat Kutay KÜÇÜKLER