Bu yazı, Noktasız Dergi’nin “Hatırlamak” temalı altıncı sayısında yayımlanmıştır. Yazının tamamını okumak için tıklayınız…

“Hasım olunan ülkeler içerisinde iyi olan şeyleri gözden düşürünüz. Onların liderlerinin başarılarını küçük göstererek şöhretlerine gölge düşürünüz.  Böylece kendi halkının liderlerini hor görmesini sağlayınız. Adi ve aşağılık kişilerin işbirliğinden yararlanınız.  Düşman halkın kendi içerisinde olan uyuşmazlık ve kavgalarını yayınız. Onların geleneklerini gülünç hale getiriniz.”

Propaganda kelimesinin kökeni, Latince’de bahçıvanın “taze bir bitkinin filizlerini yeni bitkiler üretmek için toprağa dikmesi” anlamına gelen “propagare” sözcüğüne dayanmaktadır. Bu sebepten propaganda kelimesi belirli düşünceleri yeşertip yaymak anlamını içinde barındırmaktadır. Türk Dil Kurumu sözlüğünde ise propaganda kelimesinin tanımı: “Herhangi bir düşünceyi, bir kanıyı yaymak ve ondan yana olanları çoğaltmak için söz, yazı, yâd ya da başka araçlarla yapılan etki.” olarak geçmektedir.

Propaganda, kaynaklarının güvenilirliği bakımından “Beyaz Propaganda”, “Gri Propaganda”, “Kara Propaganda” olarak üçe ayrılmaktadır. Beyaz Propaganda, resmi bir kaynağa sahip olan şeffaf ve güvenilir bir görüntü çizen bilgileri içermektedir. Asıl amacı, kitleye sağlanan güven duygusuyla konu hakkında ne yapılacağının aşılanmasıdır. Temelinde ikna etmek bulunur. Gri propagandada ise kaynak belirli veya resmi değildir, gerçek ve yalan iç içedir. Doğruluğu da kanıtlanamaz, yalan veya iftira olduğu da. Ana duygu merak uyandırması ve kargaşaya sürüklemesidir. Kara propaganda ise hedeflenen tarafı aşağılar, küçümser. Bunu yaparken kaynağını da gizli tutar. Hatta kaynağı başka yöndeymiş gibi gösterir ve kitlenin duygularını harekete geçirir. Kara propaganda bu yönüyle diğer propaganda türlerinden daha acımasız ve tehlikeli olması sebebiyle ayrılır. (…)

Elif ÖZMEN