Bu röportaj, Noktasız Dergi’nin “Hatırlamak” temalı altıncı sayısında yayımlanmıştır. Röportaj tamamını okumak için tıklayınız…

Öncelikle röportaj teklifimizi geri çevirmediğiniz için teşekkür ederiz. Dergimizde düşüncelerinize yer vermek bizim için büyük bir mutluluk.

Elimden geldiğince katkı sunmak isterim, ben teşekkür ederim.

1- Çalışma alanlarınız arasında yer alan “kent antropolojisi” ile başlayalım istiyoruz. Kent antropolojisinin yerini netleştirmek adına şunu sorabiliriz: Antropoloji; sosyolojiden, sosyal psikolojiden veya kamu yönetiminden farklı olarak kente ne yönden yaklaşır ve onu nasıl ele alır?

Aslında sorunuzun can alıcı noktası şu: Antropoloji; düşünme biçimi, araştırma yöntemi veya perspektifi ile diğer sosyal bilimlerden nerede ayrışıyor? Antropolojinin diğer sosyal bilimlerden nerede ayrıştığını ortaya koyabilirsek kent antropolojisinin de kent psikolojisinden, kent sosyolojisinden veya kentsel siyasetten nasıl ayrıştığını tartışabiliriz. Dolayısıyla bu sorunuza, “Hangi antropoloji?” sorusunu sorarak bir yanıt vermek istiyorum. Hangi antropoloji? Kimin antropolojisi? Hangi dönemde, hangi gelenek, hangi okul tarafından tanımlanmış antropoloji? Eğer Amerikan geleneğini ele alırsanız başka, İngiliz geleneğini ele alırsanız başka yanıtlar verirsiniz bu sorulara. Diğer yandan “Antropologlar ne yapar?” veya “Antropologları sosyologlardan ayıran şey nedir?” sorularıyla da meseleye yaklaşmak mümkün. Mesela sosyologlar nicel yöntem kullanırlar, antropologlar ise nitel yöntem; diyebilir miyiz? Onları birbirinden bu mu ayrıştırıyor? Etnografiyi ele alalım, etnografi midir antropolojiyi diğer geleneklerden veya sosyal bilim dallarından ayıran? Ya da mesele, sosyologların büyük toplumları, antropologların ise küçük grupları çalışması gibi bir ölçek meselesi midir? (…)

Doç. Dr. Egemen YILGÜR ile Röportaj

Röportör: Suat Kutay Küçükler