Bu yazı, Noktasız Dergi’nin “Kadın” temalı sekizinci sayısında yayımlanmıştır. Yazının tamamını okumak için tıklayınız…

İnsanın tarihin ilk çağlarından itibaren  doğa ile süregelen ilişkisi, insanla ve diğer canlı varlıklarla ilgili deneyimleri sözlü kültür ürünlerinin yaratılmasına kaynaklık etmiştir. Gerek gelişen bilinç seviyesinde gerek bilinçdışında yaratılan bu kolektif ürünler ayin, ritüel, şölen gibi toplumsal uygulamalarda, toplumu etkileyen olaylarda ortaya konulmuşlardır.  Hayatta kalma kaygısı ile başlayan insanın bu mücadelesi onun kutsalla, toplumla, kendisi ve ötekisi ile ilişkilerini şekillendirmiştir. Böylece yaratılan sözlü kültür ürünleri tinsel bir form da kazanmıştır. Kazanılan bu form sayesinde de sözlü kültür ürünleri estetik bir bütünlükle oluşturularak mitlerin, masalların, halk hikayelerinin, efsanelerin meydana gelmesine neden olmuştur. (…)

Ebru PURTAŞ