Dilara ALTUN
Belirsizlik, modern düşüncede çoğunlukla giderilmesi gereken bir eksiklik olarak kavranmış; modernite bu belirsizliği teknik ve istatistiksel kesinlik rejimleriyle ikame etmeyi amaçlamıştır. Bu çalışma, modern öznenin belirsizlikle kurduğu ilişkiyi ve bu ilişkinin dijital çağda geçirdiği dönüşümü, yirminci yüzyıl Alman edebiyatının iki temel eseri üzerinden sorunsallaştırmaktadır. Makalede, Max Frisch’in Homo Faber (1957) romanında araçsal aklın eleştirisi olarak kurgulanan Walter Faber karakteri ile Robert Musil’in Niteliksiz Adam (1930–1943) eserinde “Olasılık Duygusu” (Möglichkeitssinn) kavramını savunan Ulrich karakteri karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır.
