Kavramsal sanatın, sanatı felsefeleştirdiğini öne sürüyorsunuz. Öyle ki kavramsal sanatta sanatçının malzemesi “kavram” olarak karşımıza çıkıyor, tıpkı filozofun da kavramlarla düşünmesi gibi. O halde -felsefe yapmanın düşünsel bir etkinlik olduğu göz önüne alındığında- kavramsal sanatta estetik bağlamı nerede konumlandırmak gerekir? Kavramsal sanat, beğeniyi önemsizleştirir mi?
Sondan başlayayım, kavramsal sanat beğeniyi önemsizleştiriyor. Estetiğin yapılabilme koşulu görsellik olduğu için kavramsal sanat, estetikle birlikte yapılabilir bir şey değil. Öyle ya da böyle estetik için bir görsellik gerekir.
Izdırap Üzerine Düşünceler
Bu yazı, Noktasız Dergi’nin “Izdırap” temalı yedinci sayısında yayımlanmıştır. Yazının tamamını okumak için tıklayınız… “Acı, üzüntü, sıkıntı, keder” olarak tanımlıyor Türk Dil Kurumu “ızdırap” sözcüğünün anlamını. Fark etmişsinizdir; Tanımlamanın ilk sözcüğü olan acı, diğer eylemlere sebebiyet veriyor. Başka bir şekilde söyleyecek olursak, acıdan dolayı üzüntü, sıkıntı ve kederi hissederiz. O halde acı nedir? Söz konusu acı, duyumlarımıza […]
Varoluşun Özdeşliği: Izdırabın İzleri
Bu yazı, Noktasız Dergi’nin “Izdırap” temalı yedinci sayısında yayımlanmıştır. Yazının tamamını okumak için tıklayınız… Sanat ve felsefenin kendi başına bir alan olduğu düşünülürse felsefe tarihinde duygulanımın en çok kendini gösterdiği düşünce varoluşçuluktur. Antik Çağdan itibaren insanın amacının mutluluk olduğu öne sürülmüş ve mutluluk üzerine etik tartışmalar devam etmiştir. Mutlu olmak için erdeme, iyi ahlaka ya da rasyonel […]
Kolay Elde Edilmiş Bir Saadet Mi, Yoksa İnsanı Yücelten Izdırap Mı Daha İyidir?
Bu yazı, Noktasız Dergi’nin “Izdırap” temalı yedinci sayısında yayımlanmıştır. Yazının tamamını okumak için tıklayınız… Yeraltının korkutucu kimliğinden sıyrılıp zaman içinde giderek hayret verici ve sığınılacak bir mekan olduğu vurgusunun yazınsal anlamda ilk izlerini Fyodor Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar isimli eserinde bulmak mümkündür. Gerçek dünyadan kendini soyutlamış emekli bir memurun iç çatışmalarını ve hezeyanlarını konu alan bu romanda, “Yeraltı […]
Izdırap ve Acının Fenomenolojik Ayrımı
Bu yazı, Noktasız Dergi’nin “Izdırap” temalı yedinci sayısında yayımlanmıştır. Yazının tamamını okumak için tıklayınız… Kendi içinde, incelenecek olan öğeleri (ızdırap ve acı) ve inceleme yöntemini (fenomenoloji) barındıran çalışma başlığı, sorunsal bir konumda olup bu çalışma boyunca açıklanacak olan inceleme öğeleri dışında inceleme yöntemi açısından bir açıklama gerektirmektedir. Bu sebeple bu çalışmanın sorunsal konusu olan ızdırap ve acı […]
Geçmişin Acı Tezahürü
Bu yazı, Noktasız Dergi’nin “Izdırap” temalı yedinci sayısında yayımlanmıştır. Yazının tamamını okumak için tıklayınız… Pythagoras’a göre hayat büyük fırtına ve çelişkilerle doludur. Bir kar küresini andıran bu silsile içerisinde kaos barındırsa da bakmasını bilen için tüm hayallerin bir bakışa sığdırıldığı mutluluk verici bir nesnedir. Bazı insanlar bu nesne içerisinde kar tanelerinin ahengine kapılabilirken bazıları ise etrafa uçuşan […]
Cesetleri Kurtarmak
Bu yazı, Noktasız Dergi’nin “Izdırap” temalı yedinci sayısında yayımlanmıştır. Yazının tamamını okumak için tıklayınız… Neither Victims Nor Executioners, Albert Camus’nün Kasım 1946’da Fransız direnişinin günlük gazetesi Combat‘da seri olarak yazdığı bir dizi denemedir. Denemelerde şiddet, cinayet ve bunları işleyenler, acı çekenler veya bunların gözlem yapanlar üzerindeki etkileri anlatılır. Cesetleri Kurtarmak bu denemelerden bir tanesidir. 20. yüzyılda yapılan […]
Izdırap Hayattır
Bu yazı, Noktasız Dergi’nin “Izdırap” temalı yedinci sayısında yayımlanmıştır. Yazının tamamını okumak için tıklayınız… Hayat, canlının dünyaya gelişinden ölümüne kadar geçen süredir. Ancak hayat aynı zamanda ardı arkası kesilmez akış manasını da içinde barındırır. Çünkü insan dünyaya gözünü açar, hayata gözünü açar. Hayat, canlı hayata katılmadan önce de vardır, o gittikten sonra da olacaktır. Bu açıdan hayatı […]