Kararsızlık Salgını: Modern Dünyanın Yeni Kırılganlığı ve Minimalist Bir Direniş Çağrısı

Seyit Berker AYDOĞAN

Önerilen atıf: Aydoğan, Seyit Berker. “Kararsızlık Salgını: Modern Dünyanın Yeni Kırılganlığı ve Minimalist Bir Direniş Çağrısı”, Noktasız Dergi 15, (2025): 28-32.
DOI: 10.5281/zenodo.16930366

“Karar” dediğimiz o keskin çizgi, tarihin karanlık sahnesinde bir meşale gibi yanardı. Âdem’in elmayı koparmasıyla başlayan insanlık dramı, Sokrates’in zehir kâsesini kavramasıyla sürdü. Her an, kaderi yeniden yazılan bir dünyada yaşıyorduk. Peki ya şimdi? Dijital çağın parıltılı labirentinde, karar verme kaslarımız atrofiye mi uğruyor? Karar artık bir eylem değil, bir kaçış alanı mı oldu? Bu düşünce yazısı, çağımızın en sinsi krizlerinden biri olan “kararsızlık salgını”nı masaya yatırıyor ve minimalist bir karar felsefesiyle direnişi öneriyor.

I. Seçim Çöplüğünde Kaybolmak: Sonsuz Alternatiflerin Felci
Plaza ofisindeki genç profesyonel, öğle yemeği için açtığı yiyecek teslimat uygulamasında 127 restoran ve binlerce yemek seçeneği arasında kayboluyor. Saatlerce kaydırdığı ekran, onu tükenmişlik ve açlık döngüsüne hapsediyor. Bu, “seçim paradoksu”nun grotesk bir karikatürüdür. Barry Schwartz’ın haklı olarak işaret ettiği gibi,1Barry Schwartz, The Paradox of Choice. (New York: Ecco, 2004). seçenek bolluğu özgürlük değil, kararsızlık anksiyetesi üretir. Modern insan, hiper-tüketim toplumunun sunduğu “sınırsız özgürlük” illüzyonunda, aslında bir karar fakirine dönüşmüştür. Her swipe (kaydırma), karar kasımızı biraz daha zayıflatıyor.

Antik pazarların sınırlı tercihlerinden dijital çağın bilişsel tufanına uzanan bu evrim, insan beyninin kırılganlığını tarihsel bir prizmada ortaya seriyor. 20. yüzyıl başında bir süpermarkette ortalama 200 ürün varken, bugün bu sayı 40.000’i aşıyor. Antik Roma’da bir tüccar ömrü boyunca belki 100 kişiyle ticaret yaparken, LinkedIn kullanıcısı günde 100 potansiyel bağlantı önerisi alıyor. “Fazlalık” artık fiziksel değil, bilişsel bir yük. Nörobilimci Daniel Levitin’in vurguladığı gibi: “Beynimiz evrimsel olarak bu kadar veriyi işlemeye hazır değil. Sonuç? Kronik karar yorgunluğu.”2Daniel J. Levitin, The Organized Mind: Thinking Straight in the Age of Information Overload (New York: Dutton, 2014), 72.

II. Algoritmanın Gölgesinde: Karar Yetisinin Dışsallaştırılması
“Bu filmi beğeneceksiniz”, “Bunu satın alanlar şunu da aldı”, “En uygun rota bu”… Büyük veri ve algoritmalar, gündelik kararlarımızın görünmez mimarları haline geldi. Kararın ontolojik yükü, makine öğrenmesine devredilirken, insanın sezgisel akıl yetisi köreliyor. Bu, sadece bir kolaylık değil; eleştirel düşüncenin delegasyonu ve nihayetinde özerkliğin erozyonudur. Yuval Noah Harari’nin “Homo Deus”ta öngördüğü gibi,3Yuval Noah Harari, Homo Deus. çev. Poyzan Nur Taneli. (İstanbul: Kolektif Kitap, 2016). algoritmalara güvenimiz arttıkça, “karar verme kaslarımız” atıl hale geliyor. Karar, insani bir eylem olmaktan çıkıp, veri girdilerine dayalı bir çıktıya indirgeniyor.
2023’te Deloitte tarafından yapılan “Dijital Tüketim Eğilimleri” araştırmasına göre, Netflix kullanıcılarının %73’ü algoritma önerilerini “kritik düşünmeksizin” kabul ediyor. Daha çarpıcı olanı: Journal of Medical Ethics’te yayımlanan bir çalışma,4Thomas Ploug ve Søren Holm. “Algorithmic Decision-Making in Clinical Medicine: A Survey of Trust Dynamics.” Journal of Medical Ethics 50, no. 3 (2024): 189-202. doktorların %41’inin YZ (Yapay Zekâ) teşhis önerilerini sorgulamadan benimsediğini ortaya koyuyor. Bu pasif teslimiyet, Hannah Arendt’in “kötülüğün sıradanlığı”nı anımsatan bir kararsızlık otomasyonu.5Hannah Arendt, Eichmann in Jerusalem: A Report on the Banality of Evil (New York: Viking, 1963), 136-137. Felsefeci Byung-Chul Han’ın dediği gibi: “Algoritmalar bize ne istediğimizi söylerken, arzunun kendisini çalıyorlar.”6Byung-Chul Han, Psychopolitics: Neoliberalism and New Technologies of Power, çev. Erik Butler (Londra: Verso, 2017), 65.

III. Mükemmeliyetçiliğin Kıskacı: “Optimal” Tuzağı ve Kolektif Donma
İklim krizi, küresel pandemi, siyasi kutuplaşma… Karmaşık “çoklu krizler çağı”nda, bireyler ve toplumlar, “mükemmel karar” arayışıyla adeta felç oluyor. Sosyal medyada sergilenen küratörlük yaşamlar, her kararın potansiyel bir sosyal skandala dönüşebileceği paranoyasını besliyor. “Analysis paralysis” (analiz felci) denen bu durum, özellikle Z kuşağında kronik bir kararsızlık olarak tezahür ediyor. Tinder’da sonsuz kaydırma, Netflix’te saatlerce seçim yapamama… Bunlar, mükemmeliyetçiliğin karar mekanizmasını nasıl tahrip ettiğinin günlük ritüelleridir. Simone de Beauvoir’ın “belirsizlik ahlakı” dediği şey,7Simone de Beauvoir, The Ethics of Ambiguity. (New York: Citadel, 1948). bugün kronik kararsızlık korkusuna dönüşmüştür.

Kurumsal dünyada “toplantı kültürü” karar almayı değil, ertelemeyi meşrulaştırıyor: Ortalama bir CEO haftada 37 saatini toplantılarda geçiriyor.8“The Meeting Trap”. Harvard Business Review, Temmuz-Ağustos 2023. Siyasette ise referandumlar ve komisyon raporları, sorumluluğu dağıtmanın aracı haline geldi. Brexit sonrası 6 başbakan değişimi veya ABD Kongresi’nin bütçe krizleri, kolektif kararsızlığın devlet ölçeğindeki yansımaları. Antropolog David Graeber’un “Bullshit Jobs“ta işaret ettiği anlamsız işler,9David Graeber, Bullshit Jobs. (New York: Simon & Schuster, 2018). kararsızlığı kurumsallaştıran bürokratik mekanizmalardır.

İnsanlık tarihi, kader çatallarında cesaretle kırılan zincirlerin ve kararsızlıkla kaybedilen fırsatların laboratuvarıdır. 1940’ta Winston Churchill, Fransa’nın düşmesinden sonra “savaşa devam” kararı alırken İngiliz kabinesinin üçte ikisi teslimiyeti savunuyordu. 1962 Küba Füze Krizi’nde JFK (John F. Kennedy)‘nin “abluka” seçeneği, dünyayı nükleer savaşın eşiğinden döndürdü. Bu tarihsel kırılmalar, kararsızlığın bedelinin bazen felaket olduğunu hatırlatır. Oysa bugün Ukrayna savaşı veya iklim grevlerinde, liderler “optimal çözüm” beklerken kolektif eylemi sabote eden bir kararsızlık sarmalı hakim. Günümüzdeki bu kararsızlık sarmalı, Felsefeci Slavoj Žižek’in uyarısını akıllara getiriyor: “Yanlış karar vermek, kararsız kalmaktan daha az tehlikelidir.”10Slavoj Žižek, Violence: Six Sideways Reflections (New York: Picador, 2008), 212.

IV. Minimalist Bir Karar Manifestosu: Sınır, Sezgi ve Eylem

Peki, bu kararsızlık girdabından nasıl çıkılır? İşte radikal bir öneri: “Karar Minimalizmi”.

1. Sınır Koyan Seçimler: Tıpkı sanatçıların sınırlı bir paletle başyapıtlar yaratması gibi, kendimize yapay seçim sınırları koymalıyız. “Bu hafta sadece 3 kıyafet kombinasyonu”, “Yemek uygulamasında sadece 2 dakika karar süresi”. Sınır, yaratıcılığı ve kararlılığı besler. Montaigne’in denemelerdeki özlülüğü11Michel de Montaigne, Denemeler, çev. Sabahattin Eyüboğlu (İstanbul: İş Bankası Kültür Yayınları, 2019). kararlarda da rehberimiz olmalı.

Pratik Uygulama: “Seçim Diyeti”
– Sabah rutini için maksimum 3 seçenek (Örn: Kahve/çay, 2 kıyafet alternatifi)
– Alışverişte “30 saniye kuralı”: Basit kararlar için düşünme süresi sınırı
– Dijital detoks: Haftada 1 gün algoritma önerilerini devre dışı bırakma

2. Sezgisel Güvenin İnşası: Malcolm Gladwell’in “Blink“te vurguladığı gibi12Malcolm Gladwell, Blink: The Power of Thinking Without Thinking. (New York: Little, Brown, 2005). ince dilimleme (thin-slicing) yeteneğimizi yeniden keşfetmeliyiz. Algoritmaların gürültüsünü kısarak, içsel pusulamızın sesini dinlemeyi öğrenmeliyiz. Bu, sezgiyi körü körüne takip etmek değil, deneyimle beslenmiş içgörüye güvenmektir.

Pratik Uygulama: “Sezgi Antrenmanı”
Gün sonunda 5 saniyede verdiğiniz doğru kararları not edin
– Satranç veya Go gibi strateji oyunlarıyla sezgisel kası güçlendirin
– Karar anında “İlk içgörüm neydi?” sorusunu kendinize sorun

3. “Yeterince İyi”nin Zaferi: “Optimal” peşinde koşmak yerine,”satisficing” (yeterince iyi) felsefesini benimsemek. Ekonomist Herbert Simon’un bu kavramı13Herbert A. Simon, “A Behavioral Model of Rational Choice.” Quarterly Journal of Economics 69, no. 1 (1955): 99–118. mükemmeliyetçi tuzaktan kurtulmanın anahtarıdır. Çoğu durumda, zamanında verilen “yeterince iyi” bir karar, sonsuz bekleyişten katbekat değerlidir.

Pratik Uygulama: %70 Kuralı
– Bir karar için gerekli bilginin %70’ine ulaştığınızda harekete geçin
– “Mükemmel” yerine “yeterli”yi kutlayan bir günlük tutun
– Eisenhower Matrisi’ni kullanarak14Dwight D. Eisenhower, “Address at the Second Assembly of the World Council of Churches.” Evanston, IL, 19 Ağustos 1954.
kararları aciliyet/öneme göre sınıflandırın

4. Küçük Kararlarla Büyük Kaslar: Karar kasını güçlendirmek, günlük mikro-kararlarla başlar: “Bugün kahvemi şekersiz içeceğim”, “Bu e-postaya hemen yanıt vereceğim”. Karar disiplini, tıpkı bir sporcu gibi düzenli antrenman gerektirir. Her küçük, bilinçli karar, büyükler için zihinsel bir iskele kurar.

Pratik Uygulama: Karar Jetonları
– Güne 3 jetonla başlayın. Her bilinçli mikro-kararda bir jeton harcayın15Le Cunff, Anne-Laure. “Decision Fatigue.” Ness Labs, 5 Mart 2023. https://nesslabs.com/decision-fatigue (Erişim Tarihi: 8 Haziran 2025).

– Akşam jetonlar bitmişse: “Karar kasım bugün çalıştı” deyin
– Haftada 1 “kararsızlık affı”: Bir günü seçimsiz geçirme hakkı

Sonsuz kaydırmanın dijital labirentinde Sisyphos’un taşına dönüşen seçimlerimiz, minimalist kararla bilincin çekici haline gelir: Her bilinçli ‘evet’ veya ‘hayır’, tepeye tırmanışın ritmini yeniden doğuran varoluşsal bir evrimdir. Albert Camus, Sisyphos mitinde “taşı tepeye çıkarmanın absürtlüğüne rağmen, Sisyphos’un mutlu olduğunu”16Albert Camus, Sisifos Söyleni. çev. Tahsin Yücel. (İstanbul: Can Yayınları, 2017), 128-130. yazar. Bu metafor, modern kararsızlık çağında yeni bir anlam kazanıyor: Kaydırdığımız sonsuz seçenekler, dijital bir taşa dönüştü. Gerçek isyan, taşı bilinçle itmeyi seçmektir. Her minimalist karar, tepeye çıkan taşın ritmini belirler. Sanatçı Marina Abramović’in dediği gibi: “Seçim yapmak özgürlüktür, seçim yapmamak ise hapishane.”17Abramović, Marina. Walk Through Walls: A Memoir (New York: Crown Archetype, 2016), 297.

Sonuç: Karar, Varoluşsal Bir Direniş Eylemidir
Postmodern dünyanın kırılganlıkları içinde karar vermek, edilgen bir tüketici olmaya karşı en güçlü direniş biçimidir. Algoritmaların, sonsuz seçeneklerin ve mükemmeliyetçi beklentilerin labirentinde, minimalist ve bilinçli bir karar pratiği, insan onurunun yeniden teslimidir. Her “Evet” veya “Hayır”, sadece bir seçim değil; kim olduğumuzu ve neye değer verdiğimizi dünyaya duyuran bir manifestodur. Pandemi günlerinde hangi sevdiklerimize temas edebileceğimize dair verdiğimiz o acılı kararlar bize gösterdi: Karar, sadece mantıksal bir süreç değil, en derin insani değerlerimizin sınanmasıdır. Karar vermeyi yeniden öğrenelim. Çünkü her karar, geleceğe atılmış bir çapa ve şimdiki ana dikilen bir bayraktır. Belirsizliğin sisinde, kararlılıkla çizdiğimiz her çizgi, insan olmanın ışıltısını taşır. Kararsızlık ölüm, karar ise yeniden doğuştur.

REFERANSLAR

  • 1
    Barry Schwartz, The Paradox of Choice. (New York: Ecco, 2004).
  • 2
    Daniel J. Levitin, The Organized Mind: Thinking Straight in the Age of Information Overload (New York: Dutton, 2014), 72.
  • 3
    Yuval Noah Harari, Homo Deus. çev. Poyzan Nur Taneli. (İstanbul: Kolektif Kitap, 2016).
  • 4
    Thomas Ploug ve Søren Holm. “Algorithmic Decision-Making in Clinical Medicine: A Survey of Trust Dynamics.” Journal of Medical Ethics 50, no. 3 (2024): 189-202.
  • 5
    Hannah Arendt, Eichmann in Jerusalem: A Report on the Banality of Evil (New York: Viking, 1963), 136-137.
  • 6
    Byung-Chul Han, Psychopolitics: Neoliberalism and New Technologies of Power, çev. Erik Butler (Londra: Verso, 2017), 65.
  • 7
    Simone de Beauvoir, The Ethics of Ambiguity. (New York: Citadel, 1948).
  • 8
    “The Meeting Trap”. Harvard Business Review, Temmuz-Ağustos 2023.
  • 9
    David Graeber, Bullshit Jobs. (New York: Simon & Schuster, 2018).
  • 10
    Slavoj Žižek, Violence: Six Sideways Reflections (New York: Picador, 2008), 212.
  • 11
    Michel de Montaigne, Denemeler, çev. Sabahattin Eyüboğlu (İstanbul: İş Bankası Kültür Yayınları, 2019).
  • 12
    Malcolm Gladwell, Blink: The Power of Thinking Without Thinking. (New York: Little, Brown, 2005).
  • 13
    Herbert A. Simon, “A Behavioral Model of Rational Choice.” Quarterly Journal of Economics 69, no. 1 (1955): 99–118.
  • 14
    Dwight D. Eisenhower, “Address at the Second Assembly of the World Council of Churches.” Evanston, IL, 19 Ağustos 1954.
  • 15
    Le Cunff, Anne-Laure. “Decision Fatigue.” Ness Labs, 5 Mart 2023. https://nesslabs.com/decision-fatigue (Erişim Tarihi: 8 Haziran 2025).
  • 16
    Albert Camus, Sisifos Söyleni. çev. Tahsin Yücel. (İstanbul: Can Yayınları, 2017), 128-130.
  • 17
    Abramović, Marina. Walk Through Walls: A Memoir (New York: Crown Archetype, 2016), 297.

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön