Tahakküm İçinde Kadın, Kadın İçinde Tahakküm

Derya YILDIRIM
Tahakkümde yaşamak ama bunu kendi isteğin sanmak mümkün müdür? Baskıdan kurtulmak istemek ve kurtuluşu belki de yeni tahakküm haline getirmek ya da tahakkümü kendinle özdeşlemek… Baskı, toplumun en temel yapı taşı olan ailede başlar ve kendini yeni bedenlerde devam ettirir. Keza ataerkil bir sistemde büyümüş bir kız çocuğunda da tahakküm, ailede başlar. Kız yumuşak başlı olmalıdır, denileni yapmalıdır, erkek işlerini yapmamalıdır, yetişkin olduğunda evlenmelidir, kocasının sözünden çıkmamalıdır, iyi eş olmalıdır, çocuklarına ve eşine bakmalıdır…

Baskının Zinciri ve Benliğin Devinimi

Almira CAMGÖZLÜ
Tahakküm, bir kişinin, grubun veya otoritenin, başka bir kişi veya topluluk üzerinde baskı kurarak onları kontrol etmesi, yönlendirmesi veya zorla boyun eğdirmesidir. Tahakküm; fiziksel, psikolojik, ekonomik ya da sosyal yollarla gerçekleşebilir. Genellikle gücü elinde tutan tarafın kendi çıkarlarını önceliklendirdiği ve karşı tarafın iradesini, haklarını veya özgürlüğünü bastırdığı durumları içinde bulundurur. Bu metinde, tahakküm kavramının iki tarafını da inceleyerek; baskılanan ve baskılayan hususunda düşünceler geliştirip nedenler ve sonuçlar sunacağız.

Kültür Endüstrisinin Tahakkümü

Beril YAZICI ÖZEL
Kültür endüstrisinin topluma empoze etmek istediği ürün, düşünce ya da herhangi bir aktivite medya ve sosyal medya aracılığı ile kolaylıkla toplumu bilinçli ya da bilinç dışı şekilde etkileyebilmektedir. Kullanılan görseller, ses efektleri ya da müzikler, sinema filmleri, diziler, yazılar ya da programlar bu endüstriye hizmet etmektedir. Kültürün tanım ve işlevi değişime uğramış, kültür endüstrisi tarafından üretilen, kültürel ürünler olarak tüketicilere sunulan hale gelmiştir. Bu endüstri medya ve sosyal medya aracılığı ile fikirleri, imajları, sembolleri üreterek tüketiciye iletirken, eğlendirmek ya da kendi istediği doğrultuda eğitebilmek için bu mecraları kullanmaktadır.

Kadın Dayanışması ve Kadın Örgütlenmeleri

Hatice Tezer ASAN
İnsanlık tarihinde gerçekleşen olaylar, insanın kendi kendini yönetmesinin kendi kararlarını vermesinin ve uygun gördüğü biçimde düşünüp duymasının mümkün olduğunu göstermektedir. Sosyal gelişme bir nevi insanın kendi potansiyelini tümüyle ortaya çıkarabilmesini üzerine gerçekleşen bir devinim niteliğindedir. İnsanlık tarihinde ortaya konan tüm ekonomik gelişmeler, politik demokrasi, dinsel özerklik, bireycilik özgürlük özlemi gereksinimini ortaya çıkarmıştır. Bireyler böylece doğanın egemenliğini kırıp üzerinde egemenlik kurmuşlardır.

Yazı Çağrısı: Tahakküm

Tahakküm. İnsan varoluşunun her alanında bir “tahakküm” görmek mümkündür. Dil, sanat, politika, toplumsal ve hatta kişisel ilişkiler, tahakküm kurma girişimlerinin ve buna karşılık tahakkümü kırma direnişlerinin sahnesi olmuştur. Tahakküm kavramı, karşıtıyla kurduğu zorunlu ve içsel bir diyalektik ilişki ile insan varoluşunun her alanında aynı zamanda tahakküme karşı özgürleşme pratiklerinin de ortaya çıkmasını sağlamıştır. Tahakküm kelimesinin […]

Dövüş Kulübü: İğdiş Edilmeye Karşı Bir Başkaldırı

Taha Mustafa ÇAKMAK
“Dövüş Kulübü” (Fight Club), David Fincher imzasıyla Chuck Palahniuk’un 1996 tarihli aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmıştır. Film, etkileyici karakterleri ve derin felsefi arka planıyla sonraki yirmi yılın ana akım kültürünü şekillendiren önemli bir eser haline gelmiştir. Film, çıkışını 1999 yılında yapmasına rağmen izleyiciler arasında uzun süreli bir bağ kurarak etkisini günümüzde hâlâ sürdürmektedir.

“Çocukken Oynadığımız Oyunları mı Büyüyünce Taklit Ederiz Yoksa Çocukken Büyükleri mi Taklit Ederiz?” Sorusuna Psikanalitik ve Varoluşsal Bir Bakış

Şulenur TOPCU
Çocukken oynadığımız oyunları nasıl seçeriz? Oyun içindeki sınırları nasıl belirleriz? Büyüklerden gördüğümüzü mü taklit ederiz yoksa kendi benliğimizden geleni mi oyuna dökeriz? Bu sorular uzun yıllar boyunca psikoloji ve felsefe alanının araştırma konusu olmuştur. Bu alanın ilk öncülerinden Sigmund Freud bu konuyu oyun kuramı üzerinden irdelemiş ve sonrasında bu alan Melanie Klein, Donald Winnicott ve Erik Erikson tarafından farklı bakış açılarıyla geliştirilmiştir. Oyunun bir taklittin yanında içsel bir belleğin dışa vurumu olabileceği kavramının irdelenmesi, oyuna varoluşsal bir perspektifle de bakılabileceği fikrini doğurmuştur. 

Oyun ve Gerçeklik

Hakan ÖRNEK
Bir problemin türeyişsel biçimi onun sonucu niteliğinde olduğu düşünülen çözümü noktasında belirleyici etkisi vardır. Klasik sorgulama tarzı problemin türeyiş kaynağını aşkın ve belki de sorgulanması gereksiz bir noktada gördüğünden dolayı klasik sorgulama sürecinde çözüm bu tutuma bağlı olarak şekillenir: problem zaten vardır, geriye kalan şey çözüm bulmaktır. Bu minvalde çözümün gelişim tarzı belli bir seçicilik ve gereksinim etrafında döner. Bir çözüm tarzı seçilir ve sonradan ortaya çıkan bu çözüm tarzı probleme uygulanır. Ancak problemin türeyiş anıyla çözüm tarzının kesiştiği zamanlar da mevcuttur. Bu durumlarda problem bağıl bir şekilde, yani başka bir kavram veya konuya bağlı olarak ortaya çıkar.

Video Oyunları ve Roman

Eric HAYOT
Çeviren: Furkan SATI
Son altmış yıl içinde, video oyun endüstrisi kelimenin tam anlamıyla bir hiçken, film veya televizyon endüstrilerinden daha büyük bir dev haline geldi. Kültürel üretimin şeklindeki bu çarpıcı değişim, kısmen video oyunlarının kültürel açıdan romanlardan çok daha az önemli görünmesi nedeniyle, genel olarak kültür çalışmaları üzerinde fazla bir etki yaratamamıştır. Hiç kimse Büyük Amerikan Video Oyununu hayal bile etmemişti. Ancak video oyunlarının romanlarla düşündüğünüzden daha fazla ortak noktası vardır ve aynı şekilde tam tersi de doğrudur.

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön