Seyit Berker AYDOĞAN
Modern insan, kesinliği sarsılmaz bir sığınak gibi inşa etti. Bilimden politikaya, gündelik yaşamdan en hayati kişisel kararlara kadar her alanda “kesin” olanın, “ölçülebilir”in ve “öngörülebilir”in peşine düştü. Bu arayış, Aydınlanma’nın akıl yoluyla doğaya ve topluma hükmetme projesinin doğal bir uzantısıydı. Ancak Ulrich Beck’in de isabetle işaret ettiği gibi, bu modernleşme süreci, paradoksal bir biçimde kontrol edilemeyen ve öngörülemez riskleri de beraberinde üretti. İklim krizi, küresel istikrarsızlık, finansal dalgalanmalar ve dijital geleceğin karanlık vadisi, bu kesinlik tahayyülünü temelden sarsmaktadır. Belirsizlik, artık çözülmesi gereken geçici bir “sorun” olmaktan çıkıp; içinde yaşadığımız, nefes aldığımız temel varoluşsal zemine dönüşmektedir. Bu metin, kesinliğin iflası ve yeni bir zemin arayışı bağlamında, belirsizliği bir eksiklik veya kusur olarak değil; yaratıcılığa, etiğe, özerkliğe ve sonuçta daha insani bir varoluşa açılan bir imkân olarak yeniden düşünmeyi önermektedir.
Kesinlik Hapishanesinden Firar: Bir Özgürlük Alanı Olarak Belirsizlik
Ramazan AKYILDIZ
Modern insanın ruh haline egemen olan en baskın duygu, derin ve tanımlanamayan bir endişedir. İnsanlık tarihi dediğimiz o uzun ve çalkantılı süreç, özünde bilinmeyenin yarattığı bu huzursuzluğu yatıştırmak adına inşa ettiğimiz, sonu gelmez bir “kesinlik arayışı”ndan başka nedir? Mağara duvarına titreyen elleriyle, avlayacağı hayvanın ruhunu hapsetmek umuduyla ilk bizon figürünü çizen atamızla; bugün cebindeki akıllı telefona bakıp “yarın hava kesin güneşli mi, şemsiye almalı mıyım?” diye endişeyle soran bizler arasında, korkunun niteliği açısından hiçbir fark yok. Motivasyonumuz binlerce yıldır aynı, değişen sadece araçlarımız: Güvende hissetmek istiyoruz.
Bilinmeyeni Açıklama Çabası: Antik Yunan Dönemi Mitoloji Anlayışı ve İlkçağ Filozoflarında Tanrı-Evren Düşünceleri
Elif ÖZMEN KAYA
İnsan, yaşamı boyunca metafizik alanı kapsayan kavramlar ve problemler ile ilgilenip sorularına cevap aramıştır. Tanrı, öte dünya ve ruh kavramları, evrenin oluşumu ve düzeni, yüce olanın neliği veya düzen koyucunun özelliklerine yönelik çeşitli alanlarda tartışmalar açıp belirsiz olana veya bilinmeyenlere karşı tatmin edici açıklamalara ulaşmaya çabalamıştır. İç huzurunu tesis etmek veya toplumun düzenini sağlayabilmek için dönem dönem mitolojik unsurlarla açıklamalar yapılıp, inanç sistemleri oluşturulmuştur. Yapılan mitolojik açıklamalar çeşitli akım ve dinlerin etkisiyle ve zaman içerisinde felsefenin rasyonalitesi ile harmanlanarak teoloji alanının gelişmesine zemin oluşturmuştur. Felsefede teoloji açısından sistemli sorgulamaların Antik Yunan dönemindeki tartışmalarda başladığını görmekteyiz.
Belirsizliğin Huzursuzluğu ve Umudun Yansıması
Almira CAMGÖZLÜ
Bir veya birden fazla olayın nasıl sonuçlanacağının bilinmemesi durumu, belirsizlik olarak adlandırılabilir. Bu metinde belirsizlik kavramı beklenti, umut, pragmatizm ve tatminsizlik açısından değerlendirilecektir. Bu bağlamda Soren Kierkegaard, William Barrett, Jean-Paul Sartre, Albert Camus ve William James gibi filozofların da düşüncelerinden yararlanılacaktır. Belirsizliğin insan hayatındaki yeri ve önemi hususunda bir senteze varacağız.
Heidegger’den Camus’ya; Camus’den Marcuse’ye İnsandaki Belirsizlik Sancıları
Ahmet DOĞU
Belirsizlik, belirli belirsiz anlamıyla belirsizlik katıyor yaşam dünyamıza. Kendisini arkhe’de var eden belirsizlik; Thales’de su, Anaximandros’da aperion, Anaksimenes’de hava olmuştur. İkna olmayan Empedokles ise belirsizliği azaltmak için; toprak, su, ateş ve havaya sığınmıştır. Herakleitos logosa işaret etmiş. Demokritos da atomla belirsizliği yok etmeye çalışmıştır. Leibniz de hayata monadların penceresinden bakarak belirsizliği belirlemeye çalışmıştır. Belirsizlik doğa filozoflarıyla noktalanmamıştır. Belirsizlik Hegel’de Geist, Heidegger’deDasein olmuştur. Camus’de “başkaldıran özne” Marcuse’de “tek boyutlu insan” belirsizliğini korumuştur.
İstatistiksel Kesinliğin Tiranlığı: Homo Faber’den Dijital Algoritmalara Musilci Bir Belirsizlik Savunusu
Dilara ALTUN
Belirsizlik, modern düşüncede çoğunlukla giderilmesi gereken bir eksiklik olarak kavranmış; modernite bu belirsizliği teknik ve istatistiksel kesinlik rejimleriyle ikame etmeyi amaçlamıştır. Bu çalışma, modern öznenin belirsizlikle kurduğu ilişkiyi ve bu ilişkinin dijital çağda geçirdiği dönüşümü, yirminci yüzyıl Alman edebiyatının iki temel eseri üzerinden sorunsallaştırmaktadır. Makalede, Max Frisch’in Homo Faber (1957) romanında araçsal aklın eleştirisi olarak kurgulanan Walter Faber karakteri ile Robert Musil’in Niteliksiz Adam (1930–1943) eserinde “Olasılık Duygusu” (Möglichkeitssinn) kavramını savunan Ulrich karakteri karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır.
On altıncı sayı yayımlandı!
Noktasız Dergi’nin “Belirsizlik” dosya konulu 16. sayısı (Güz 2026) yayımlandı! Dergiyi çevrimiçi okumak için tıklayınız. Dergiyi indirmek için tıklayınız. Dergiyi, Academia veya Türk Telekom e-dergi üzerinden de okuyabilirsiniz. İçindekiler
Yazı Çağrısı: Belirsizlik
Belirsizlik. Belirsizlik, insan deneyiminin ayrılmaz bir parçasıdır. Bilgi, eylem ve toplumsal düzen sürekli olarak belirsizlik karşısında sınanır. Felsefe tarihi, belirsizliği yönetme çabalarının izini taşır. Bir tarih anlatısı olarak “mitostan logosa geçiş”, belirsizliğin giderilmeye çalışıldığı bir evren tasavvuruna da işaret eder. Platon’un idealar kuramından Descartes’ın kesinlik arayışına, modern bilimin yöntemsel iddialarından çağdaş epistemolojinin olasılık ve görelilik […]
